Son önlemler bütçede dengeleri değiştirebilir

İlk çeyrekteki merkezi bütçe dengelerine bakarak yıl sonu için tahmin yapmak biraz daha zorlaştı. Her şey normal gitse ham bir değerlendirme yapmak mümkündü. Ancak bir yandan üç aylık verilerin içeriği, diğer yandan açıklanan son önlemler, yıl sonu rakamlarının değişeceğini gösteriyor. TBMM'nin kabul ettiği bütçe üç ayda eskidi.

İLK ÜÇ AY
Gelir tarafında, özellikle dolaylı vergilerde ekonomideki yavaşlamadan kaynaklanan bir düşüş var. Hem dahilde alınan KDV ve ÖTV'nin hem de ithalden alınan KDV'nin artış hızı geçen yıla göre düşük. Umutlar yılın ikinci yarısında görülecek olan ekonomik büyümenin yaratacağı olumlu etkilere bağlı.
Harcama tarafında dikkat çeken iki husus var. İlki faiz harcamalarında görülen artış. Önceki yıllardaki borçlanmaların vadesi bu yılın ilk dört ayında dolduğu için, faiz ödemelerinde birikim oluşmuş. İkincisi faiz dışı harcamalardaki büyüme süreklilik kazanmış. Bu bağlamda üç aylık bütçe açığı geçen yıla oranla artmış.
Öte yandan, Hazine'nin ilk çeyrekteki nakit dengesi, bütçe dengesine göre daha kötü. Harcamalardaki farklılıktan dolayı nakit açığı, bütçe açığından daha fazla. Bütçe açığı 6.4 milyar lira iken, nakit açığı 9.3 milyar liraya ulaşmış. Aynı nedenle faiz dışı fazla, bütçede 10.9 milyar lira iken, nakit dengesinde 7.8 milyar liraya düşüyor.

SON ÖNLEMLERİN OLASI ETKİLERİ
Bütçede görülen dönemsel bozulmanın kalıcı olup olmadığını daha iyi değerlendirebilmek için, son günlerde alınan önlemlerin bütçeye etkilerini doğru tahmin etmek lazım.
Önce gelir tarafını etkileyecek olanlara bakalım. Bedelli askerlikten gelen para artık belli olmuştur. Şimdi gündemde 2B arazilerinden gelecek gelirler var. Tasarının TBMM Genel Kurulu'nda bu hafta ele alınması bekleniyor. Meclis'in belirleyeceği iradeye göre gelir tahmini yapılabilecek.
Ancak beklenenin ötesinde performans gösteren bir gelir kalemi daha var. TC Merkez Bankası bu yıl Hazine'ye vergi ve kâr payı olarak 7.2 milyar lira aktaracak. 2012 bütçe gelir tahminlerinde bu kadar büyük bir gelir görünmüyor.
Tedbirlerin harcamalara da etkisi olacak. Öncelikle yeni teşvik paketinin yükü henüz bilinmiyor. Yeni vergi teşvikiyle yatırım yapan şirket, yatırım süresinde diğer faaliyetlerinden kaynaklanan kurumlar vergisinden indirim alabilecek. İndirim, yapılacak yatırım miktarına bağlı olarak, kurumlar vergisinde kayıp anlamına geliyor. Bir üst sınır konmadığı için kaybın toplamını ve ne kadarının bu yıla tekabül edeceğini tahmin etmek zor.
Bireysel emeklilik sistemine getirilen devlet katkısı, öncelikle belirteyim, başlı başına çok önemli bir reform. Orta vadede sistemin önünü açacak ve tasarrufların çoğalmasına devletin verdiği önemi gösterecek. Ancak kısa vadede, her hesaba yüzde 25'lik devlet katkısı, tahminen yıllık minimum 1.2 milyar lira civarında bütçeye ek yük getirecektir.
Diğer önlemler; girişim sermeyesi, mevduatta vadelerin uzatımı için farklı stopaj uygulaması, fon yönetimi ve gelirlerinden alınan vergilerin düşürülmesi, yurtdışından gelen hastalara verilen hizmetlerin teşvik edilmesi vb. olumlu gelişmeler.
Ancak çıkarılması düşünülen kira sertifikası konusunda bir hususa dikkat çekmek istiyorum. Gazetelere yansıyan biçimiyle sertifika çıkarırken devlet binalarını, arsalarını, otoyollarını, köprü ve barajlarını kurulacak bir gayrimenkul yatırım ortaklığına devredecek. Karşılığında para almayacak. Sonra bu ortaklığa kira ödemeye başlayacak. Bu gelirler karşılık gösterilerek ve devlet mülkünün sahipliği yabancı yatırımcılara garanti gösterilerek bir gelir ortaklığı senedi ihraç edilecek. Böylesi bir işlemin hukuki yapısının bizim borçlar kanunumuz açısından dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Sorun olabilir.
Sonuç olarak, Avrupa'da kriz tartışmalarının yeniden başladığı bugünlerde, cari açığın yanına bütçe açığı sorunu eklenmemeli.


Hakan Özyıldız - 18.04.2012
comments powered by Disqus
Toplam Ziyaretçi: 314264