Piyasalarda sonbahar sıkıntısı


Bizim para ve sermaye piyasalarımızda birkaç yılda bir tekrarlanan "Eylül sendromu" vardır. Kimilerine göre bu tür beklentilerin oluşmasında yaz tatilinden dönen piyasa
oyuncularının ruh hali etken olur.
Diğer açıklama yöntemi biraz daha teorik: Hem özel sektör hem de kamu bir sonraki yıl için temel büyüklükler tahminlerini bu aylarda yaparlar. Eğer içinde bulunulan yıl ve sonraki yıl için beklentiler çok olumlu değilse tahmin yapmak kadar ona dayalı iş planları/bütçe yapmak da oldukça zor bir süreçtir. Örneğin finans kuruluşlarının karar alıcıları, Hazine'nin 2010 yılının ilk yarısındaki yüklü borç geri ödemelerine ilişkin detaylı programını görmeden, kendi beklentilerini şekillendirmek istemezler.
Bu genellemelere ek olarak bu yıl, ciddi bir kriz var. Sadece içerideki verileri tahmin etmek değil, tam olarak bilinmesi kolay olmayan uluslararası ekonomi için de bir değerlendirme yapılmak zorunda.
Bu bağlamda son günlerde yine piyasa senaryoları şekillenmeye başlandı. Ben senaryo yapmak veya anlatmak konusunda hiç başarılı değilim. Birkaç olayı özetleyeceğim kararı size bırakacağım.

ZARAR 6.5 TRİLYON

OECD'nin geçen ay yayımladığı bir rapora göre dünya emeklilik fonlarının varlıkları 2008 yılında ortalama yüzde 23 değer kaybettiler. 2007 yılı sonu itibariyle varlık toplamları 28 tilyon dolar olan fonlar, bu durumda yaklaşık 6.5 trilyon dolar zarar etmişler. Kayıplar yerine konulamazsa, sosyal güvenlik sistemleri çoğunlukla şirketlerin emeklilik sandıklarına dayalı olan, ABD, İngiltere, Japonya, Kanada ve Avustralya gibi ülkelerde şirket iflasları haberleri artacaktır. Emeklilerinin tasarruflarını sermaye piyasalarında değerlendiren bu ülkelerde büyüme oranları eskisi kadar yüksek olmayacak.
TCMB'nin Mayıs 2009 Finansal İstikrar Raporuna göre, dünya finansal sistemindeki risk ağırlıklı aktiflerin toplamı 7,8 trilyon dolar. Bu aktiflerin krizdeki kaybınının en az yüzde 10 düzeylerinde olabileceğini iddia edenler var. Tahminler yüzde 30'lara kadar çıkıyor.
Bankalar ve finansal şirketler kayıplarını yerine koyana kadar ekonomiye kredi arzında kısıtlı davranacaktır.
Amerikanın sayılı fon yöntecilerinden biri ve ABD Başkanı'na çok yakın bir isim olan Warren Buffet; ABD'de finansal kesime yapılan 787 milyar dolarlık katkının yeterli olmadığını, paketin "içine bir uvuç şekerleme karıştırılmış yarım viagra" ya benzediğini ifade etti. Yeni bir pakete ihtiyaç olduğunu söyledi. Ardından Amerikan piyalarında ikinci bir paket beklentisi başladı. Ancak, Başkan Obama yeni pakete ihtiyaç olmadığını söyledi.

BELEDİYE İFLAS ETTİ

Kaliforniya Valisi Arnold
Schwarzenegger, namı diğer "Terminatör", eyaletin vadesi hafta sonunda gelen 26 milyar dolarlık borcu için büyük bankalarla anlaşamadı. Bankalar alacaklarının tahsilinde, eyalet hükümeti ise borçların yeniden yapılandırılmasında ısrarlı. Taraflar gözlerini Obama yönetimine çevirdiler. Washington ise bu olayın örnek olmasından ve diğer eyalet hükümetleri ile belediyelerin borçlarının üstlenilmesine yol açacağından endişeli.
ABD merkezli Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü'nden A.S. Posen'e göre Euro bölgesi bankalarınının yaklaşık 375 milyar dolarlık sermaye ihtiyacı konusu çözüm bekliyor. Yatırım bankası Goldman Sachs'ın analistlerine göre ihtiyaç 571 milyar dolar. Karar almada gecikmenin nedeni Almanya'da sonbaharda yapılacak seçimler. Alman hükümeti kapsamlı bir rehabilitasyon programını seçim sonrasına bırakmak istiyor.
Türkiye'de geleceği gören sağduyulu iktisatçılar, ülkemizin kıt kaynaklarının dışarıya akıtılmasına neden olan ve her geçen gün artan kambiyo rejimi serbestliğinin sonuçlarının, çok geç olmadan, tartışılmasını
istiyorlar.
İtalya'daki G-8 Zirvesi'ne katılan Sayın Başbakan IMF programının, ekim ayında İstanbul'da yapılacak yıllık toplantılardan önce bitirilmesi konusunda IMF Başkanı ile görüştü. Ancak, IMF heyeti henüz Ankara'ya davet edilmedi.


Hakan Özyıldız - 16.07.2009
comments powered by Disqus
Toplam Ziyaretçi: 272947